istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2010 Pazar

İstanbul caddesi değil sanki paris

her ne kadar belediye baskanımızı sevmeyenler olsada ben yılbası oncesi yaptıgı bu ısıklandırma sistemini cok sevdim ve begendim sevmeyenler ise hemen işin maliyetine giricek bakalım havada ne rakamlar ucusucak tesekkurler baskan sen buyuk dusunuyosun ama seni anlayamıyorlar

29 Mayıs 2010 Cumartesi

Yeniler



istanbula geldiğimde en sevdiğim sey atkı almak:)

15 Mayıs 2010 Cumartesi

Kara Köpekler Havlarken


Ejder kapanını almaya gitiğimde erkan can ın bu filminide gordum ve aldım.Filmden çok iyi bir performans beklemiyordum acıkcası oylede oldu istanbulun arka sokaklarını anlatıyordu film aynı başka semtin çoçukları filmi gibiydi bi kaç sahne hatta birbirine çok benziyodu filmin konusu :Mahallenin iki afilli delikanlısı; Güvercinci Selim (Cemal Toktaş) ve Çaça Celal(Volga Sorgu), gökdelenlerin hemen yanında dar gelirli insanların yaşadığı bir mahallede oturup, yolun öteki tarafındaki lüks semtlerde Usta (Erkan Can) dedikleri birisinin hesabına otoparkçılık yaparlar. Selim sevdiği kız Ayşe (Ayfer Dönmez) ile evlilik planları yapıyordur. Çaça'yla en büyük hayalleri ise kendilerine ait bir otoparka sahip olmaktır. Selim’in sürekli gittiği güvercinciler lokalinden abileri Mehmet (Murat Daltaban)’in bir alışveriş merkezinin güvenlik ihalesini beraber alma teklifini kabul ederler. İşini elinden almak istedikleri güvenlik müdürü Sait ( Ergun Kuyucu ) durumu öğrenince Selim ve Çaça'nın hayatları birkaç gün içinde baş edemeyecekleri kadar hızlı değişir.film erkan can'ın büyük oyuncu olduğunu yine kanıtladığı filmdir kanımca. adam belirdiği an, konuştuğu an filmin havası değişti resmen samimiyet kazandı, gerçeklik kazandı.-çaça'yı canlandıran volga sorgu bu filmde başka semtin çocukların canlandırdığı karakterin aynısı gibi. yani oyunculuk aynı ama sanki samimiyet bir nebze daha eksik gibi. Bir İstanbul Hikayesi gibi bişey olmuş senaryo itibarıyla :) Kaliteli oyuncular ve güzel diyaloglar var filmde...Bu bütceyle bu kadar olurmuş gerçekten.İzlenebilir bir film.

13 Mayıs 2010 Perşembe

Ejder Kapanı


2009 yapımı olan ama ancak 20 ocak 2010 da gösterime giren filmi dun gece izledim film fragmanıyla oldukça ilgimi çekmişti ama ne yalan soyliyim izledikten sonra o kadar etkilenmedim filmin konusu Güneydoğu’da askerliğini yapan Er Ensar acımasız bir ölüm makinasıdır. Askerdeyken 12 yaşındaki kız kardeşine tecavüz edilmiştir. Askerden döndüğü ilk gün, kız kardeşinin kendini astığını öğrenir. Ardından şehirde cinayetler işlenmeye başlar. Soruşturmayı cinayet masasından iki usta dedektif Abbas, Celal ve stajyer polis memuresi Ezo üstlenir. Emekliliğinden önce son görevini üstlenen Abbas’ın tek hayali sevgilisi Cavidan’ı da alıp uzaklara gitmektir. filmde kenan imirzalıoğlu doğu şivesiyle istanbul şivesini birbirine karıstırıp kullanıyor doğu şivesini sevmediğimden bu konuşma tarzı hiç hosuma gitmedi nejat işler kısacık rolünde bakışları ve duruşuyla aslında her zaman üstünde gördüğümüz rollerden daha uzak bir oyunculuk çizmiş. öyle manyağın birini oynamıyor, soğuk kanlı bir yolunu kaybetmiş eski komandayu çok iyi canlandırıyor. bu topraklarda nedense layıkıyla polisiye çekilemiyor arkadaş.ya çok amerikanvarî oluyor, ya da yılan hikayesi* tarzı parodi tadında oluyor.malesef bu filmde 2sinden de var.ne yazık ki kötü bir film. yazı tura'da tüm eksik ve fazlalıklarına rağmen çok iyi bir iş çıkaran uğur yücel'den beklenmeyecek zayıflıkta bir filmdiarabali sahnelerde gereksiz atraksiyonlara girdiyse de, ozellikle surekli "genel af"a giydirmesi, guneydoguda bir savas oldugunun hatirlatilmasi, karakterlerin altyapilarinin izleyiciye aktarilmasi ve oyunculuk bakimindan oldukca etkileyici. akrep celal, ecnebi filmlerden asina oldugumuz "kotu polis" kavramini yerel tatlarla harmanlayarak muhtesem bir ekol yaratti. yerel tatlara bir diger guzel ornek ise surekli "topluca tayin edilmekten" korkan asayis sube muduru idi. ancak istanbul polis teskilatinin komple orta ve dogu anadolu'lu olmasi biraz ilginc olmus :) ne yalan soyliyim filmi sevemedim ama en azından ortada bir emek ver herkese bu emek için tessekkurler

11 Mart 2010 Perşembe

İstanbuldan Geri KAlanlar

sabah ın köründe levent teki finansbank merkezine gitmemle baslayan ve tanımadığın insanlara kendimi anlatmakla megul oldugum 2 saatin arkasından gün güzelleşmeye basladı...
günün geri kalanında alp le bulustum ilk önce kasımpaşa-bursa macına iddaa yaptık ve bize gectik ve yine kendimizi alkole verdik bayaca dertleştik çok güzel bir gece gecti ...

5 Mart 2010 Cuma

GELİYORUM:)

istanbul bu seferde geliyorum bakalım bu sefer seni yenicem gibime geliyor işallah yine sen haklı çıkmazsın bu sefer ben seni yenerim ve işe başlarım